Türkiye’nin eğitim sistemi üzerinde tartışmalara neden olan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlıklı yeni öğretim programı, dini referanslarla yüklü içeriği nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştı. Bu programın yürütmesinin durdurulması yönünde açılan davada, mahkeme ilk aşamada red kararı verdi. Ancak, Laiklik Meclisi karara itiraz ederek konuya ilişkin hukuki süreci başlatma kararı aldı ve Danıştay 8. Daire’sine temyiz başvurusunda bulundu.
Başvuruda, mahkemenin aldığı kararın asıl kaynağı olan Bakanlık iddialarının doğruluğunun düzgün bir şekilde araştırılmadığına dikkat çekildi. Dilekçede, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sendikalarıyla istişare edilmeden, yalan beyanlarla hareket ettiği iddia edildi. Mahkemenin karar gerekçelerinde yer alan, Bakanlığın iddia ettiği danışma yazısına da vurgu yapıldı; söz konusu yazının, eğitim modeline dair herhangi bir ilgisi bulunmayan farklı bir konuya ait olduğu belirtildi.
Bu gelişmeler, eğitim politikalarındaki tartışmaların yanı sıra, devletin eğitimde dini referanslara ne kadar yer verdiği konusunda da önemli bir mercek tutmaya devam ediyor. Eğitim alanındaki bu hukuki girişimler, aynı zamanda kamunun eğitim üzerindeki denetimini güçlendirme adına da kritik bir adım olarak görülüyor. Laiklik ilkesinin korunması ve gerici uygulamaların engellenmesi amacıyla açılan yeni mücadelelerin, önümüzdeki günlerde hangi sonuçları doğuracağı ise merak konusu olarak bekleniyor.
